ESTETİK GÖZ KAPAĞI CERRAHİSİ
Estetik göz kapağı cerrahisi veya blefaroplasty alt ve üst göz kapaklarındaki fazla deri ve yağın uzaklaştırılması ameliyatıdır. Üst göz kapağındaki kirpik ve kıvrımlar göz altındaki torbalanmalar ve kapaklardaki sarkmalar gibi kişiye yorgun ifade veren durumları giderir. Bu durumlar görmeyi etkileyecek düzeyde ise düzeltiminde rekonstrüktif blefaroplasty uygulanabilir.
Cerrahi Yöntem :
Blefaroplasti düşünen kişinin atacağı ilk adım bir plastik cerraha danışmaktır. Kişi arzulanan kusursuzluk değil, düzeltme olduğunu aklında tutarak ameliyat sonrası daha iyi görünme ve daha iyi hissetme konusundaki beklentilerini açık yüreklilikle tartışmalıdır.
Herhangi bir estetik ameliyat uygulanmadan önce saptanması gereken en önemli etkenlerden biri duygusal dengedir. Blefaroplasty görünümünüzü düzeltebilir ve özgüveninizi tazeleyebilir ama gerisi size kalmaktadır. Sizi muayene ettikten sonra cerrah, yaş, derinin durumu ve diğer fiziksel ve tıbbi etkenler gibi, ameliyat kararını etkileyecek diğer değişkenleri tartışacaktır.Genç kişilerde blefaroplasty genellikle sadece kapak altındaki yağ dokusunu uzaklaştırmak için uygulanır. Daha ileri yaştakilerde deri tonusunun kaybı fazla derinin de uzaklaştırılmasını gerektirecektir. Bazı kişilerde kasların ve şakağın düşmesi, göz kapağı cerrahisinden alınacak sonucu olumsuz yönde etkileyebilir.
Cerrahınız bu durumda kaş kaldırma, şakak germe yapılmasını önerebilir. Görmeyi veya gözyaşı oluşumunu engelleyen veya azaltan göz sorunlarının ameliyat öncesi saptanması önemlidir. Bu durumların kapak ameliyatı öncesi bir göz uzmanı tarafından tedavi edilmesi gereklidir. İlk görüşme esnasında cerrah, kullanılacak ameliyat tekniği, anestezi ve ameliyatın nerede yapılacağı gibi durumunuzla ilgili özel detayları açıklayacaktır. Blefaroplastiye karar vermeden önce riskler, ücret gibi ilave etkenler de cerrahla bu esnada tartışılmalıdır.
Her yıl yüzlerce blefaroplasty başarıyla uygulanmaktadır. Yine de cerrahinin muhtemel riskleri ve blefaroplastiyle ilgili özel komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmiş olmanız gerekir. Enfeksiyon veya kan birikmesi gibi komplikasyonlar nadirdir. Farkedilir nedbe dokusuyla sonuçlanan kötü iyileşme ikinci bir ameliyatı gerektirebilir. Komplikasyon riski, iyileşme dönemindeki bakımları da cerrahın önerilerine uyularak azaltılır. Blefaroplasty, fazla deri sarkmalarını, göz altlarındaki torbalanmaları uzaklaştırmak için bazı durumlarda sarkmış kasları düzeltmek için ilave bir yöntemle birlikte uygulanır. Bu değişimlerin biri veya hepsi tek ameliyatta yapılabilir. Yöntemin kapsamı ne gibi değişikliklerin arzulandığına ve cerrahın neyi uygun bulduğuna dayanır. Kesilerin kesin (doğru) bilgesi cerrahın kararına bağlıdır.
Cerrahınızın önerisi doğrultusunda, cerrahın hastaneye veya ofisine yatarak ameliyat olabilirsiniz.
Blefaroplasty genellikle önce üst kapakta daha sonra alt kapakta uygulanır. Her iki bölgede de alttaki yağ kitlelerinin bir kısmı çıkarılacaktır.
Alt ve üst gözkapağındaki kesiler doğal hat ve kıvrımlar takip edilerek yapılır ve genelde gözün dış kenarındaki kırışıklıklara uzatılır. Kesi boyunca çalışarak, cerrah deriyi alttaki güzel doku ve kastan ayırır, açığa çıkan fazla yağ ve deri uzaklaştırılır.
Kesileri kapatmak için kullanılan dikişlerin sayısı ve tipi cerrahın kararına göre değişir. İyileştikten sonra 6-8 ay içinde yara izi zor farkedilir hale gelecektir. Ameliyat sonrası gözlere nemli gazlı bez pansumanı uygulanacaktır. Ameliyatın kapsamına bağlı olarak, işlem 1-2 saat veya bazan daha uzun sürecektir.
Ameliyat Sonrası İyileşme:
Cerrahi sonrası bir miktar hassasiyet ve rahatsızlık hissi olabilir. Eğer hafif bir ağrı hissedilirse ağrı kesicilerle kontrol edilebilir.Şişme ve morarmayı önlemek amacıyla başınız yüksekte yatmanız ve gözünüze soğuk kompres uygulamanız istenecektir. Eğer pansuman uygulandıysa ertesi gün uzaklaştırılacaktır. Ameliyat sonrası bir kaç gün göz banyosu yapmanız ve göz damlası kullanmanız önerilecektir.Göz kapağı derisi ince olduğundan ameliyat sonrası hızla şişme ve morarma eğilimindedir. Fakat ilk hafta şişme ve morarma gerileyecektir. Artakalan renk değişimi hafif makyajla kapatılabilir. Kısa süreli ameliyat sonrası gözyaşı ifrazatında artma ve parlak ışığa hassasiyet olabilir.Göz civarındaki sarkma, fazla deri ve yağ dokusunun uzaklaştırılması daha genç ve dinlenmiş bir görünüm sunar. Blefaroplasty göz kapağı ve göz dış kenarındaki ince kırışıklıkları azaltacak fakat tamamen yok etmeyecektir.Her ne kadar ameliyatın ertesi günü ayağa kalkacaksanız da plastik cerrahınız normal rutininize yeniden başlamanız için uygun bir program önerecektir. Uygun bir iyileşmeye müsaade etmek için aşırı aktiviteden ve öne eğilmekten 2-3 hafta kaçınılmalıdır. Rüzgar ve güneş tahrişinden gözlerinizi korumak için 2-3 hafta renkli camlı gözlük kullanmanız önerilir. İşe ne zaman döneceğiniz kararı ne kadar hızlı iyileştiğiniz ve kendinizi nasıl hissettiğinize bağlıdır.
Yüzdeki çizgilere yağ veya doku kokteyli enjeksiyonu
Yüz Cilt bakımı
* Plastik Cerrahide Dolgu Maddeleri: Yıllar ilerledikçe yüzümüz yerçekimi, güneşe maruz kalma (ultraviole ışınları) ve milyonlarca defa yapılan yüz mimikleri (gülümseme, çiğneme, yüzü buruşturma kaş çatma, ıslık çalma, sigara içme hareketi) ve sigaranın olumsuz etkileri sonucunda meydana çıkan etkileri sergilemeye başlar. Deri altında yerleşik olan ve cildimizi genç, canlı ve diri gösteren yapılar giderek parçalanmaya başlayarak gülme çizgileri, tebessüm çizgileri ve göz etrafında kaz ayağı olarak isimlendirilen deri altındaki kas hareketlerinin neden olduğu derin çizgileri oluştururlar. Yumuşak doku dolgu maddeleri bu çizgi ve kırışıklıkları doldurarak cilde daha düzgün daha genç bir görünüm kazandırırlar.
Deri altına enjekte edildiğinde bu dolgu maddeleri kırışıklıkları ve yüzün çöken kısımlarını doldurarak şişirirler. Ayrıca dudaklara ve yanaklara dolgunluk sağlarlar. Enjekte edilebilir dolgu maddeleri tek başlarına, cilt yenileme işlemleri ile birlikte veya "yüz germe (face lift)" gibi daha radikal girişimler ile birlikte uygulanabilir. Elinizdeki broşür dolgu maddeleri konusunda temel bilgileri vermek üzere düzenlenmiştir. Enjekte edilebilir dolgu maddeleri ne zaman kullanılabilir, işlem nasıl uygulanır, elde edilebilecek sonuçlar nelerdir. Bu broşürde cevaplanılmaya çalışılan sorular arasındadır.
Enjekte edilen dolgu maddeleri derin yüz çizgilerinin, kırışıklıkların, katlantıların, çökük yanakların, derideki lokal çöküntülerin ve bazı tipteki skarların doldurulmasına yardımcı olurlar. Bunun dışında dudakların daha canlı, kıvrımlı veya kalın görünüme kavuşması için de kullanılabilirler. Ayrıca elmacık kemikleri, çene ucu ve alın bombeliği için kullanılabilir.
Dolgu maddeleri bazı kimselerde görülen ağız kenarında radier çizgiler gibi ileri derecedeki derin çizgilerde yeterli olmayabilir. Bu durumda plastik cerrahınız laser, dermabrasion, kimyasal peeling gibi cilt yenileme tekniklerini önerecektir. Yüz çizgilerinin doldurulmasından farklı olarak cilt yenileme teknikleri cildin üst tabakalarındaki yıpranmış dokuları uzaklaştırarak daha düzgün bir yüzeyin oluşmasını sağlarlar.
Yüz ve alında normalden daha aktif kas hareketleri sonucu veya normalden daha gevşek bir cilt yapısı nedeni ile oluşan derin katlantılar alın germe veya yüz germe gibi kozmetik cerrahi girişimlerle daha etkin bir şekilde tedavi edilebilirler. Dolgu maddeleri ayrıca yüzdeki cerrahi girişimlere ek olarak kullanılabilir. Ancak tek başına dolgu maddeleri yüz konturunda cerrahinin oluşturabildiği kadar ciddi bir değişiklik yaratamaz.

Unutmamalısınız ki bir plastik cerrah sizlere dolgu maddelerinden, laser tedavisinden kozmetik cerrahi girişimlere kadar bu konuda geliştirilmiş tüm alternatifleri sunabilecek donanıma sahip bir uzmandır. Cerrahınız ve siz sorununuz için en uygun olan alternatife birlikte karar vereceksiniz.
Elinizdeki broşürün benzerleri kimyasal peeling, dermabrasion, laser tedavisi, yüz germe ve alın germe konularında da hazırlanmıştır. Her bir girişim ile ilgili temel prensipler ve teknikler ile ilgili sorularınızı cevaplayabilecek düzeydeki bu broşürlerden sekreterimizden isteyebilirsiniz.
* Dolgu Maddeleri Tipleri :
Dolgu maddeleri tipleri başlığı üçe ayrılabilir;
1.Biolojik olanlar: Yağ, doku kokteyli, dermis, fasya greftleri
2.Yabancı cisimler: Silikon, silikonlu parçalar, gorteks, dikiş materyelleri
3.Dokuları şişiren maddeler (Deneyimi az olan maddelerdir): Fibril, jelatin tozu, retinil
1.BİOLOJİK DOLGU MADDELERİ:
Bunlardan biolojik olan bir canlıdan alınıp bir canlıya verilen dokulardır.
* a.Doku Kokteyli
Yüz germe, karın germe, meme küçültme veya yara izlerinin tedavisi esnasında çıkarılan deri parçaları kas, fasya ve çok az yağ dokusunun karışımından olur. Bu dokulardan elde edilen dermis tabakası en değerli olanıdır. Damar sistemi zengin olan bu dokuların mikro greftler şeklindeiğne ile cilt altına verilmesi ile bu dokuların verilen yerde çevre damarları ile tekrar canlanıp yaşama oranı %90'ın üstündedir. Bu yöntem yağ enjeksiyonuna göre çok daha etkili olup tercih sebebidir. Dezavantajı sadece kesilip çıkarılan parçalardan elde edilebilmesidir. Hastalarımızdan herhangi bir ameliyat esnasında doku parçaları çıkarılmışsa bunlardan bir kısmı anında yüzdeki kırışıklıklara kullanılmakta geri kalan kısmı ise - 196 derecede dondurularak saklanmasını hastalarımıza hararetle önermekteyiz. Bu biolojik yapılara kendinden alınan tiplere "ototransplant", başka bir canlıdan (sığır, domuz vs.) alınıp hazırlananlara "heterotransplant" denir.
Bu grup ototransplant grubundandır. Doku kokteyli hastanın ya o anda kendisinden alınan yağ, fasia, doku dermis veya bunların karışımının enjeksiyonla kırışıklık ve çökük bölgelerine konmasıyla bir sonuca ulaşmayı amaçlar. Bu dolgu maddeleri konulan bölgede çevreden alacağı kan damarları ile yeniden canlanıp orada vücudun kendi dokusu olarak canlılığını sürdürür. Bu canlılığı sürdürme oranı yağlar için %50, doku kokteyli şeklindeki iğneyle verilen dermis, fasia, yağ, kas parçacıkları gibi maddelerin karışımından elde edilen ve enjeksiyonla verilen mikrogreftler ise %90-95'tir. Bunlar burada damarlanıp yaşarlar, ancak zamanla tekrar bizlerin yaptığı mimik hareketlerle ve vücudumuzdaki doku erimelerine ayak uydurarak onlarda yine bizim vücudumuzun parçası olarak erimeye doğru gidebilirler. Bu erime kişilerin yapılarına, yaşlarına, yaşam şartlarına bağlı olmak üzere değişkenlikler gösterebilir. Bu tür doku maddelerinin avantajı insanın kendi dokusu olmasıdır, dezavantajları ise her seferinde kendisinden alınıp tekrar hastaya verilme gerekmesidir. Ancak son zamanlarda bizim geliştirdiğimiz yeni bir yöntemle, ilk seferinde alınan yağ veya doku parçacıkları - 196 derecede dondurularak bir, iki sene saklanabilmekte böylece hastaya gerektiğinde kendisinden yeniden bu maddeler alınmadan hazır bir madde gibi tekrar kendisinde kullanılabilmektedir.
* b.Yağ:
"Otolog- yağ transplantasyonu" veya "mikro lipoinjeksiyon" olarak bilinen yağ enjeksiyonu prosedürü, hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ içeren vücut bölgelerinden iğne ile yağ alınması ve bunların yüz derisi altına injekte edilmesi olarak tanımlanabilir. Yağ en sık olarak çökük yanakların, ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin doldurulması, derideki çökme ve düzensizliklerin giderilmesi, alın çizgilerinin silinmesi ve dudakların dolgunlaştırılması amacı ile uygulanır.
Hem donör (verici) hem de alıcı sahaların temizlenip lokal anestezi ile uyuşturulmasından sonra emici bir cihaza bağlı olan kalın uçlu bir şırınga veya ince bir liposuction kanülü ile yağ belirtilen bölgelerden çekilir. Alınan yağ gerekli işlemden geçirildikten sonra alıcı sahaya enjekte edilir. İnjeksiyon yerinin üzerine bazen ince bir bant yapıştırılır. Tedaviden sonra yağın %50'sinin 6 ay içinde erimesini dikkate alarak gerekenden daha fazla miktarda yağ verilir. Yüz çizgileri dışında çökük yanakların doldurulması, alın çöküklüğünün giderilmesi, çene ucunun dolgunluğunun arttırılması gibi bir amaçla kullanıldığında yağ enjeksiyonu sonrası yüzde geçici olarak şişlik ve bölgesel kabarıklıkların gözlenmesi doğaldır.
Geniş bölgelerde işlem yapılan hastaların kısa bir süre istirahat etmeleri uygun olacaktır. Ancak çoğu hasta tedaviden hemen sonra normal günlük aktivitelerine dönmektedir. Hem alıcı hem de donör sahada bir miktar şişme veya kızarıklık beklenebilir. Bu şikayetlerin derecesi tedavi edilen yere ve büyüklüğüne göre değişir. Enjeksiyon yerlerindeki kızarıklık veya morluklar geçene kadar yaklaşık bir hafta güneşte kalmamanız gerekmektedir. Bu sürede güneş koruyucu kremler veya fondöten ile gerekli korumayı sağlayabilirsiniz.
Yağ enjeksiyonu ile elde edilen sonuçların devamlılığı hastadan hastaya değişmektedir. Bazı hastalarda bu süre bir yıl veya daha uzun süre ile ifade edilebilir. Hastaların çoğunluğunda ilk haftada sağlanan dolgunluğun hemen hemen yarısı altı aylık bir sürenin sonunda kaybolmaktadır. Zira ilk haftalardaki dolgunluk şişmeye bağlıdır. Üç aydan sonra ne kadar dokunun orada beslenip kaldığı az çok belli olur. Yeni enjeksiyonlar 3,6,12 ay sonra tekrarlanıp sonuç daha iyi duruma getirilebilir. İlk uygulamalar ilk sene iki, üç kez yapılmasına karşın ileriki senelerde yılda bir kez uygulanması kafi gelebilir. Çizgilerinizi daha fazla derinleştirmeden takviyeler şeklinde uygulanması çok daha akılcıdır. Bu tekniğin avantajı vücuttan iğne ile alınıp iğne ile verilebilmesidir. Verilen yağ dokusu uygun bir teknikle uygulanırsa en az %50'si verilen yerde kanlanıp tekrar yaşama geçer.
* c) Otokolajen (Bu grup da ototransplant'tır.)
Otokolajenin yapımı özel bir firma tarafından gerçekleştirilmektedir. Hastadan karın germe ameliyatı veya meme küçültme esnasında çıkarılan dokular özel olarak soğukta muhafaza edilerek, bu firmaya gönderilmekte bu firma bu dokulardan otokolajen yani kendi kolajenini, imal etmekte bu kolajen ise kendi kolajen olduğundan ve immünolojik reddetme ihtimali hiç olmadığından tamamen kendi hücrelerimize uyum içindeki kendi kolajenimiz olması nedeniyle tamamı tutma ihtimali yüksek olan ve reaksiyonu olmayan bir madde olarak kullanılmaktadır.
* d) Kolajen (Zyderm) (Bu grup heterotransplant'tır):
Kolajen ismiyle yaygın olarak bilinen bu madde ise sığır dokularından elde edilen bir kolajen tipi olup uzun senelerdir insanlarda uygulanmaktadır. Bu maddelerdeki en önemli sorun immun olarak vücut tarafından reddedilmesidir. Bu reddetme olayından (Üçüncü haftada gerçekleşir) çevredeki dokularda aşırı reaksiyon olup şişer. Bu şişme kırışıklığın bir, iki ay daha gizlenmesine yardımcı olur. Bu maddenin uygulanmasından önce muhakkak alerji testleri yapılması gerekmektedir. Zira bu dokular kendi dokularımıza uygun olmaması nedeniyle değişik alerji reaksiyonları yapabilecektir. Ayrıca bu dokular vücuda verildikten sonra aynen bir yabancı doku gibi vücudun reddetme mekanizmasına tabii tutulup bir müddet sonra vücuttan tamamen atılacaklardır. Kolajenin en büyük avantajı hazır olarak ampullerde olması ve geçicide olsa bu bölgelere verilip erken devrede kırışıklıklar ve çöküklükleri bir miktar tedavi edebilmesidir. Dezavantajları ise doku reaksiyonları olması ve hemen iki, üç ay içinde verildiği bölgeden kaybolması insanın immün sistemine ters etki yapma tehlikesinin mevcudiyeti ve çok pahalı olmasıdır.
2-YABANCI CİSİMLER
a.Sıvı silikon enjeksiyonları
Aşırı derecede reaksiyonlar yapıp ve bütün dokulardaki hücrelerin içlerine kadar nüfus etmiş olması nedeniyle diğer meme silikondakinin aksine çevre dokuya çok büyük zararlar verebilmekte hatta damarlara karışıp ölümlere dahi neden olabilmektedir. Dokularda hissizlik, yara açılması gibi reaksiyonlar yapabilmektedir. Bu nedenle bunların kullanımı Amerika’da yasaklanmış ve kaçak olarak yapılmaktadır. Bu konuda bilinçli ve mesuliyet duygusu taşıyan hiçbir bir plastik cerrah bu dolgu maddesini artık kullanmamaktadır.
b.Silikon parçacıkları olan enjeksiyonlar
Bu enjeksiyonlar cilt altında hissedilmekte suni bir görünüm vermektedir. Sıvı silikon enjeksiyonu gibi ölümlerle neden olmadığı için bu madde yasak değildir. Bu maddenin cilt altında şekil bozuklukları yapma, suni görünüm verme gibi dezavantajları vardır.
c.Gorteks
Son bir kaç senedir plastik cerrahi ve dermatolojide kullanmaya başlayan bir yabancı madde olup kalp damarlarındaki damar greftleri için kullanılan bir maddedir. Bunlarda cilt altına yerleştirerek burada kalıcı bir şişkinlik, dudak da kalınlaşma gerçekleşebilmektedir. Ancak bunlarında bir yabancı cisim olması nedeniyle cilt altında yaptığı reaksiyonlar ve suni görünüm gibi dezavantajlar vardır. Ayrıca bunlarda erken veya genç enfeksiyon olma riski çok fazladır. Dikiş materyalleri ise daha basit maddeler olup her cinsden dikiş materyeli cilt altındaki çizgilerin altında kullanılmış fakat iyi sonuçlar vermediği görülerek artık giddikçe terk edilme yoluna gelinmiştir.
3- DENEYİMİ AZ OLAN YABANCI MADDELER
Fibril, jelatin tozu ve retinil gibi maddeler ise henüz sonuçları tam kanıtlanmamış, reaksiyonları ve hastaya vereceği fayda ve zararları tam belirlenememiş olan maddelerdir. O nedenle genel bir kullanım alanı henüz plastik cerrahlar tarafından bulunamamıştır. Bu maddeler dokularda 3-6 ay süreli şişlik yapıp kırışıklıkları şişlik nedeniyle geçici olarak gizleyen maddelerdir.
DOLGU MADDELERİ İLE İLİŞKİLİ RİSKLER
Dolgu maddeleri, özellikle sizden alınan dokuların kullanılması, uzman bir plastik cerrah tarafından uygulandığında komplikasyonlar son derece nadir ve önemsiz derecededir. Ancak hastalar anatomik yapıları, fiziksel reaksiyonları ve iyileşme yetenekleri açısından o kadar çok değişkenlik gösterir ki dolgu maddelerinin uygulanmasından sonra elde edilecek sonuçlar konusunda tam olarak tahminde bulunmak oldukça zordur.
DOLGU MADDELERİ İLE İLİŞKİLİ RİSKLER
Kolajen:
Kolajenle oluşabilecek en ciddi sorun allerjik reaksiyondur. Bu maddeye karşı allerjik olup olmadığınızı saptamak için işlemden yaklaşık 1 ay önce bir cilt testi yapılması gerekmektedir. Test uygulandıktan sonra test bölgesi 3-4 hafta veya cerrahınızın gerekli gördüğü kadar süre ile izlenip test yerindeki herhangi bir kırmızılık, kaşıntı, şişme ve diğer değişiklikler mutlaka cerrahınıza iletilmelidir. Allerjik reaksiyonla ilişkili olmayan diğer bazı riskler arasında infeksiyon, apse oluşumu, yara açılması, ciltte soyulma, skar oluşumu ve enjeksiyon yerinde kitle oluşumu sayılabilir.
Yağ dokusu ve Doku kokteyli:
Yağ dokusu ve doku kokteyli uygulamasında ise herhangi bir allerjik reaksiyon riski söz konusu değildir. Zira yağ dokusu ve doku kokteyli hastanın kendi vücudundan sağlanmaktadır. Dolayısı ile bu uygulamadaki riskler çok düşük olasılıkla gelişebilecek enfeksiyon ve diğer nadir sorunlardır.
Yabancı cisimler:
En önemli sorun yabancı cisim reaksiyonları, erken veya geç enfeksiyon (iltahaplanma) ihtimalidir. Çevre dokularla yaptığı reaksiyonlarla doğal olmayan görünüm vermesi diğer bir sorundur.
Retinil:
Allerjik reaksiyon, immün sisteme ters etki ihtimali bilinen en önemli dezavantajlarıdır. Dokuları geçici olarak şişirip geçici bir tatminin arkasından şişip-inen dokuların daha çok gevşeyip daha çok sarkma ihtimali olması önemli bir dezavantajdır.
TEDAVİNİN UYGULANACAĞI YER:
Dolgu maddeleri genellikle bir cerrah muayenehanesinde uygulanabilir. Ancak yüz germe, boyun germe, kaş kaldırma veya benzeri herhangi bir girişim nedeniyle klinik veya hastaneye yatmışsanız dolgu maddeleri enjeksiyonu da hastanede eş zamanlı olarak yapılabilir.
Anestezi tipi:
Hem alıcı hem de verici bölge lokal anestezi yardımı ile uyuşturulur. Ek olarak sedasyon da kullanılabilir. Ancak sedasyon (sakinleştirici) gereksinimi olan vakalarda hastanın yapılan girişim sonrası eve araba ile gidişinin düzenlenmesi gerekmektedir.
Lazerle yüz kırışıklığı ve lekelerin tedavisi
CİLT YENİLEMESİ
Laser ile cilt yenilemesi arzu edilen kalınlıkta ve kontrollü bir ölçüde derinin üst tabakalarının bir laser enerji dalgası ile buharlaştırılması ile yapılmaktadır.
Laser ile cilt yenilemesi bu alandaki diğer yöntemlerden birçok noktada daha avantajlıdır. Bunlar arasında uygulamadaki hassasiyet, hiç veya çok az kanama olması, postoperatif dönemdeki rahatsızlığın diğer yöntemlerden çok daha az olması, sayılabilir. Ancak yine de laser ile cilt yenilemesi istisnasız herkes için geçerli bir yöntem değildir. Bazı vakalarda dermabrasion veya kimyasal peeling gibi alternatif bir yöntem bugün dahi daha iyi bir seçim olabilir.
Cilt yenilemesi yöntemlerinin hepsi aynı prensibe dayalıdır. Öncelikle hasara uğramış derinin üst tabakaları sıyrılarak soyulur. Daha sonra iyileşme sürecinde oluşan yeni hücreler daha düzgün, daha sıkı ve genç görünen bir cilt yüzeyi oluştururlar. Laser ile cilt yenilemesi hasara uğramış cildin ortadan kaldırılması için kullanılan yeni bir yöntemdir. Yöntemin yeni olmasının bir sonucu olarak bu teknik konusunda uzun vadeli sonuçlar (5-10 senelik) henüz alınamamıştır. Ancak mikroskopik değerlendirmeleri içeren bir dizi çalışma laser uygulanan ciltte oluşan fiziksel değişikliklerin dermabrasion veya kimyasal peeling ile oluşanlarla aynı olduğunu göstermiştir. Ayrıca üstün teknoloji lazerlerin yıpranmış deri tabakalarını çok iyi tamir ettiği mikroskopik çalışmalarda gösterilmiştir. Bu konuda bilimsel araştırma ve yayınlarla sürekli olarak bu tekniğin üstünlüğü ortaya çıkmaktadır.
Cilt yenilemesi konusunda alternatif yöntemleri seçerken önemli olan bir diğer nokta da iyileşme süresidir. Genel olarak söylendiğinde cilt yenileme prosedürü ne kadar agresif -derin- ise iyileşme süresi de o ölçüde uzun olacaktır. Yüzeysel kimyasal peeling veya yüzeysel laser uygulaması gibi "hafif" yenileme prosedürlerinde iyileşme dönemleri daha kısa sürelidir. Ancak doğal olarak daha agresif olan yöntemlerle elde edilen sonuçların bu tür daha hafif prosedürlerle sağlanması ancak bu uygulamaların birden fazla tekrarlanması ile mümkündür.
* Laser ile cilt yenilemesi için en uygun adaylar :
Her yaştaki kadın ve erkek laser ile cilt yenilemesinden yarar görebilir. Laser uygulaması için ideal hasta açık renkli yağsız cildi olan hastalardır.
Yağlı ciltli, kumral veya esmer hastalar önerilen cilt yenileme metodu ne olursa olsun uygun cilt hazırlığı ve tedavisi görmeden bu işlem yapılırsa pigmentasyon değişiklikler için yüksek riskli olacaktır. Plastik cerrahınız sizin cilt özelliklerinizi değerlendirecek ve laser öncesi hazırlık için uygun tavsiyelerde bulunacaktır.
Son 12-18 aylık bir süre içerisinde acutane kullanılan veya kötü yara izi oluşturma (keloid) benzeri eğilimi olan hastalar veya uygulama bölgesinde aktif deri enfeksiyonu olan hastalar bu girişim için uygun olmayan adaylardır.
Unutulmamalıdır ki laser ile cilt yenilemesi sizin görünümünüzü iyileştirmeye ve kendinize güveninizin artmasına yardımcı olacak bir yöntemdir.
Bu yöntem yüzünüzdeki bütün kusurları ortadan kaldırarak yaşlanmanızı önleyecek sihirli bir formül değildir. Yüzünüzün doğal hareketleri sonucu gülümseme, göz kırpma, konuşma, çiğneme oluşan çizgiler eskisine kıyasla çok az olmasına rağmen kaçınılmaz olarak bir süre sonra tekrar ortaya çıkacaktır. Plastik cerrahınız laser ile elde edilen sonuçların sürdürülmesi için güneşten korunmanız veya hafif kimyasal peeling veya özel cilt kremleri kullanımı gibi idame edici uygulamaları konusunda size gerekli önerilerde bulunacaktır. Bu nedenle laser ile cilt yenilemesi öncesinde beklentileriniz konusunda tekrar düşünmeniz ve bu konudaki sorularınızı cerrahınızla tartışmanız yararlı olacaktır.
Yüzeysel veya orta derecedeki bir cilt yenilemesi için laser epidermis ve papiller dermise sınırlı kalır. Daha derin yenileme için retiküler dermisin üst katları işleme dahil edilir. Özel sivilce ve çizgilerin tedavisi laserin derinliğinin değiştirilmesi ile sağlanır.
* Bütün cerrahi girişimler belirli ölçüde risk taşırlar :
Laser ile cilt yenilemesi gerekli egitimi almış deneyimli bir cerrah tarafından ve yüksek teknoloji C02 lazer cihazı ile uygulandığında komplikasyonlar oldukça az sayıda ve genellikle hafif derecededir. Ancak bireyler anatomik yapıları, fiziksel reaksiyonları ve iyileşme yeterlilikleri açısından büyük ölçüde değişiklik göstereceği için laser uygulaması sonrasında oluşacak sonuçların tam olarak tahmin edilmesi mümkün değildir.
Laser ile cilt yenileme işlemiyle ilişkili riskler şöyle sıralanabilir:
Bunlar yanık veya laser enerjisinin ısısından kaynaklanan diğer hasarlar, kötü skar oluşumu ve işlem sonrası ciltte belirgin renk açılması veya renk koyulaşmasıdır. Ayrıca laser ile cilt yenilemesi herpes virus enfeksiyonlarını (uçuk) ve nadiren de diğer bazı enfeksiyonları aktive edebilir. Bu riski ortadan kaldırmak için doktorunuz size ameliyattan 7-10 gün önce koruyucu olarak ilaç başlayacaktır. Arada sırada dudağınızda uçuk oluyorsa bunu doktorunuza söylemelisiniz ki ilacın dozunu ona göre ayarlasın.
Yara iyileşmesi anormal veya gecikmeli olduğunda, beklenmedik bir pigmentasyon veya skar oluşumu söz konusu olduğunda laser işlemi sonrası bazı ek girişim veya tedaviler gerekebilir.
Bütün bunlara karşın laser cerrahisi konusunda özel eğitim almış deneyimli bir plastik cerrahın seçimi ile belirtilen risklerin azaltılması mümkündür.
* Ameliyat öncesi görüşme :
Hasta açısından ameliyat öncesinde üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu seçtiği plastik cerrahın laser uygulaması konusunda yeterli eğitim ve deneyime sahip olmasıdır.
Hasta olarak doktorunuzla ilk görüşmede ameliyatla ilgili beklentileriniz konusunda açık olunuz ve merak ettiğiniz her soruyu sormak konusunda tereddüt etmeyiniz. Aynı şekilde cerrahın da sizinle aynı açıklıkta görüşmesi gerekmektedir.
Bunlar arasında yapılacak işleri ve sonuçları etkileyebilecek faktörleri sizlere açıklamalıdır. Daha önceden tanı konulmuş veya tedavi edilmiş herhangi bir cilt hastalığı, şu anda veya geçmişte alınan ilaçlar, daha önceden oluşmuş olan deri yaralanmaları -yanık, abrazyon- veya operasyonlar bu faktörler arasındadır.
Cerrahınız sizinle yaptığı görüşmede daha önce geçirdiğiniz tüm hastalık ve ameliyatlar, kullandığınız ilaçlar konusunda sizden bilgi alıp rutin bir muayene yapacak ve daha sonra da işlem yapılacak bölgenin fotoğrafını çekecektir. Akne tedavisi için Roacutane isimli ilacı kullandıysanız bunu dokturunuza bildirmeniz çok önemlidir. Cerrahınızın size konusunda tüm detayları anlatması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki kozmetik laser uygulamaları pahalı olabilirler ve genellikle de sağlık sigorta kapsamına alınmazlar. Bazı nadir durumlarda laser işlemi skarların küçültülmesi ve prekanseröz cilt lezyonlarının ortadan kaldırılması için kullanılabilir. Bu koşullar tıbbi gereklilik kriterlerini karşılayabilirler.
* Laser işlemi için hazırlık :
Sizin özel gereksinimlerinize bağlı olarak cerrahınız laser işlemi öncesi cildinizin hazırlanması için bir ön program tavsiye edebilir.
Laser işlemi sırasında işlem sonrasında cildinize nasıl bakacağınız konusunda size özel öneriler yapılacaktır. Yine cerrahınız işlemden maksimal ölçüde yararlanmanız için cildinizin uzun vadeli bakımı konusunda da gerekli önerilerde bulunabilir.
Ameliyat öncesi düzenlemeler yaparken ameliyat sırasında size verilecek sakınleştirici ilaçlar nedeni ile ameliyattan hemen sonra sizi evinize götürecek birisini bulmanız gerekmektedir.
* Laser işleminin yapılabileceği yerler:
Laserle cilt yenilemesi bir hastanede, bir outpatient klinikte veya bir cerrahın özel ofisinde yapılabilir. Bunlar arasında mali yönden ve sosyal yönden en uygun olanı bir out patient merkezi uygulanmasıdır. Ancak daha yaygın cilt yenilemesi söz konusu olduğunda veya cilt yenilemesine diğer cerrahi girişimlerin eklendiği durumlarda hastane daha uygun bir yer olabilir.
* Anestezi:
Laser ile cilt yenilemesi özellikle de yüzün belirli bölgelerinde uygulandığında en sık olarak lokal anestezi ve sedasyonla yapılır. Ameliyat sırasında uyanık ancak sakinleştirilmiş olacağınız için hissedeceğiniz rahatsızlık önemsiz düzeyde olacaktır. Çok daha yaygın cilt yenilemelerinde cerrahınız işlem boyunca sizin uyuyacağınız genel anesteziyi tercih edebilir.
* Cilt yenileme işlemi:
Laserle cilt yenilemesi nispeten hızlı bir işlemdir. İşlem yapılacağı alanın genişliği ile orantılı olmak üzere bir kaç dakikadan bir buçuk saate kadar herhangi bir sürede tamamlanabilir. Yüzey düzensizliklerinin özellikle derin olduğu durumlarda cerrahınız laser işleminin bir veya birkaç defa tekrarlanmasını gerekli görebilir.
İşlem sırasında aktive edilmiş laser mevcut skar veya kırışıklık daha az fark edilebilir bir düzeye gelene kadar cilt üzerinde ileri geri yönde hareket ettirilir.
İşlem bittiğinde yenilenmiş cilt iyileşme tamamlanana kadar önce şeffaf özel bandaj daha sonra koruyucu krem veya pomatlarla kaplanır.
* Tedavi sonrası:
Laser ile cilt yenilemesi sonrası orta derecede bir şişlik ve rahatsızlık hissetmeniz oldukça muhtemeldir. Ancak bu sorunlar buz torbası ve cerrahınızın yazacağı bir takım ilaçlarla kontrol altına alınabilecek ölçüdedir.
İşlemden sonra bir bandaj uygulaması tercih edilmiş ise bir veya iki gün sonra bandajların yenilenmesi gerekmektedir. Yaklaşık beş-on gün sonra bandajınız çıkarılacak ve cildinizin üzerine ince bir tabaka halinde deri pomadı sürülecektir. Bu aşamaya gelindiğinde cerrahınız size iyileşmekte olan cildinizi nasıl yıkayacağınızı ve bakım yapacağınızı söyleyecektir.
İyileşmenin bu aşamasında en önemli noktalardan birisi işlem yapılan bölge üzerindeki kabukların sizin tarafınızdan koparılmaması gerekliliğidir. Aksi takdirde kötü skar oluşumu ihtimali artacaktır. Hastaların çoğu ameliyattan sonraki onuncu günde kabuklardan tamamı ile kurtulurlar. Ancak kızarıklık bir kaç hafta sürecektir.
* Normale dönüş:
Laser işlemini izleyen bir kaç hafta cildiniz rengi parlak pembe ile kırmızı arası bir renkte olacaktır. İki hafta veya daha sonra hastaların çoğu makyaj yaparak bu geçici renk değişikliğini gizleyebilirler. Ancak hafif derecedeki bir pembelik altı aya kadar devam edebilir. Her ne kadar nadir olsa da hastalardan bazıları laser işlemi öncesinde kullandıkları makyaj malzemelerine karşı ciltlerinin açıklanamayan bir duyarlılık gösterdiğini ifade edebilirler. Bu durumda belirtilen makyaj malzemelerinin kullanımından vazgeçilerek daha az irritan bir muadili denenebilir veya ciltteki iyileşmenin belirtilen ölçüde bir hassasiyet göstermeyecek ölçüde ilerlediği bir tarihe kadar beklemek tercih edilebilir.
Herşeyin ötesinde tedaviyi izleyen bir kaç ay sonra cildin tamamı ile normale dönüşüne kadar işlem yapılan bölgelerin güneşten korunması son derece önemlidir. Düzenli olarak güneş koruyucu kremlerin kullanılması laser ile elde edilen sonuçların korunması ve cildinizde güneşe bağlı yeni hasarların oluşmamasına yardım edecektir.
Güneşte kalmanız gerekli olduğunda yüzünüze 20 veya üzerindeki güneş koruma faktörlü bir krem sürerek güçlü bir blok oluşturmalı aynı zamanda şapka veya şemsiye kullanarak da yüzünüzü gölgede bırakmalısınız. Cilt yenilemesi göz etrafında uygulanmışsa en iyisi UVA ve UVB'yi %100 filtre eden kaliteli güneş gözlüklerinin kullanılmasıdır.
* Yeni görünümünüz:
Laser ile cilt yenilemesinden elde edilen sonucun tam olarak ortaya çıkması bir kaç ay alabilir. Ancak bir kez pembelik solmaya başladığında hastalar ciltlerinde fark edilir ölçüde bir iyileşme, tazelik ve yüzey düzgünlüğü farkederler.
Unutulmaması gereken şey elde edilen sonucun uzun süreli olduğu ancak sonsuza kadar devam etmeyeceğidir. Anlaşılması gereken başka bir nokta yeni cildinizin de yaşlanma etkilerinden muaf olmadığıdır. Laseri izleyen aylar ve yıllar içerisinde yüzünüzün doğal hareketleri nihayet yüzünüzdeki ifade çizgilerinin tekrar ortaya çıkmasına yol açacaktır.
Cilt yenilemesi konusundaki diğer yöntemlerde olduğu gibi laser uygulaması da tekrarlanabilir. Ancak kendinizi güneşten koruyarak ve plastik cerrahınızın tavsiye ettiği bir cilt bakım uygulamasını izleyerek kazandığınız genç görünümü sürdürmeye yardımcı olabilirsiniz.







Tedavi hakkında daha geniş bilgi için bu linkten doktorumuza mesaj atın.